F: Jivan Güner / 12 Ocak 2014
12 Ocak 2014 Pazar
Daha Renkli ve Daha Özgür
"Çocukların kendi hayatlarına ve dünyaya bakışları yetişkin insanlara göre farklılık arz eder. Yetişkinlere oranla bir çocuğun dünya algısı daha geniş ve daha da renklidir. Bu renklerin bir sınırı olmadığı gibi, belki de, tanımlanamayacak derecede bir özgürlük içerir. Çocukların çektiği fotoğraflar onların nasıl bir dünya istediklerini gösterir. Her fotoğraf karesi aslında onların küçük yüreklerinde bir hikâyeyi barındırır.
Atölye çalışmalarına başladıktan uzun bir süre sonra katılımcı çocuklardan hep şunu duydum: ‘Benim Hikâyem…’ Kendilerince hikâyeler kurguluyorlar ve onu fotoğrafla göstermek, ‘hatırlamak, hatırlatmak’ istiyorlardı. Kimisi yaşadığı yeri, evi; kimisi olmayan ailesini; kimisi de o küçük yüreğine dert edindiği hikâyeler kurguladılar… Ve nihayetinde anlatmak istediklerini fotoğrafla şekillendirdiler.
Onlarla birlikte benim de bir hikâyem oluştu."
Ergin Sarı - "Daha Renkli ve Daha Özgür" sunuşundan...
Cezveyle fotoğraf çekmek mi?
'Fotoğraf için pahalı makinelere değil, akıl ve özveriye ihtiyaç vardır' diyen Nuri Gürdil, Adana'da gerçekleştirdikleri 'Çocuklar ile İğnedeliği Fotoğraf Atölyeleri'ni anlatıyor bizlere...
Ayrıntılı bilgi için: www.adanapinhole.com
Ayrıntılı bilgi için: www.adanapinhole.com
Fotoğrafla Hatırlamak
![]() |
| Sabri Özdemir, 'Batman Çocuk Atölyesi' çalışmalarını gösteriyor |
Bir sonraki aşamada aileleri ve çevreleriyle geçirdikleri zamanı yazmalarını ve sonra da bize anlatmalarını istedik. Resimler çizdirdik, ‘evinin bulunduğu mekanı, evini çiz’ diyerek çizimler yaptırdık ve yaşadıkları mekanları bize çizerek anlatmalarını istedik.
Örneğin bir çocuk evinin yanında bir dere çizmiş, dere var mı evinin kenarında, yok; ‘niye çizdin?’ diye soruyoruz, ‘çünkü dere olmasını istiyorum evin yanında’ diyor. Ama biz daha çok olanı çizmelerini istedik önce; çünkü sonrasında bunu bize fotoğrafla anlatacaktı.
Dört haftalık böyle bir süreçten sonra bir adım ileriye giderek gözlemlerini fotoğrafla anlatmalarına başladık.
Makineler geldikten sonra da ‘gidin bize en sevdiğiniz yerleri ve en sevmediğiniz yerleri veya kişileri çekin dedik..."
Fotoğrafla Hatırlamak – Batman Çocuk Atölyesi Sabri Özdemir “Çocuklar Sıra Sizde” sunuşundan...
Fotoğrafla Hatırlamak blogu: http://fotograflahatirlamak.blogspot.com/
Başlıyoruz
Güneşli bir Galata sabahı. Sempozyumun ikinci günü için hazırız.
Pazar rehavetine kapılmamak için çok fazla neden var.
Başlıyoruz...
Pazar rehavetine kapılmamak için çok fazla neden var.
Başlıyoruz...
Fotoğrafçı Çocuklar Sempozyumu'nda bugün:
10:00-10:15 Gösteri
Van Depremi Sonrası Halkevleri Fotoğrafçı Çocuklar Atölyeleri
10:15-10:45 Tebliğ
Halkevleri Van Çocukevi Fotoğrafçı Çocuklar Atölyesi - Alaattin Timur
10:45-11:15 Tebliğ
Van Fotoğrafçı Çocuklar Atölyesi - İkram Kapagan
11:15-11:30 Çay-kahve arası
11:30-12:00 Tebliğ
Çocuklar Sıra Sizde - Sabri Özdemir
12:00-12:30 Tebliğ
Fotoğrafla Hatırlamak - İshak Kalaç
12:30-13:30 Öğle arası
13:30-14:00 Gösteri ve Tebliğ
Çocuklar ile İğnedeliği Fotoğraf Atölyesi - Nuri Gürdil
14:00-14:30 Tebliğ
Daha Renkli ve Daha Özgür - Ergin Sarı
14:30-15:00 Tebliğ
Çocuklar ve Psikoloji - Psk. Nur Dinçer Genç
15:00-15:15 Çay-kahve arası
15:15-16:45 Tebliğ
Engelli Çocuk ve Gençlerle Fotoğraf Çalışmaları - Fazlı Öztürk
16:45-17:00 Çay-kahve arası
17:00-19:30 Forum
20:00 Sonuç Tebliği ve Kapanış
10:00-10:15 Gösteri
Van Depremi Sonrası Halkevleri Fotoğrafçı Çocuklar Atölyeleri
10:15-10:45 Tebliğ
Halkevleri Van Çocukevi Fotoğrafçı Çocuklar Atölyesi - Alaattin Timur
10:45-11:15 Tebliğ
Van Fotoğrafçı Çocuklar Atölyesi - İkram Kapagan
11:15-11:30 Çay-kahve arası
11:30-12:00 Tebliğ
Çocuklar Sıra Sizde - Sabri Özdemir
12:00-12:30 Tebliğ
Fotoğrafla Hatırlamak - İshak Kalaç
12:30-13:30 Öğle arası
13:30-14:00 Gösteri ve Tebliğ
Çocuklar ile İğnedeliği Fotoğraf Atölyesi - Nuri Gürdil
14:00-14:30 Tebliğ
Daha Renkli ve Daha Özgür - Ergin Sarı
14:30-15:00 Tebliğ
Çocuklar ve Psikoloji - Psk. Nur Dinçer Genç
15:00-15:15 Çay-kahve arası
15:15-16:45 Tebliğ
Engelli Çocuk ve Gençlerle Fotoğraf Çalışmaları - Fazlı Öztürk
16:45-17:00 Çay-kahve arası
17:00-19:30 Forum
20:00 Sonuç Tebliği ve Kapanış
11 Ocak 2014 Cumartesi
'Ailemi, hayatımı çekmek istedim'
1999 Marmara Depremi sonrasında 10 yaşında Fotoğrafçı Çocuklar Atölyelerine katılan Duygu Sezer:
"Aslında hayatım 17 Ağustos 1999 depremiyle değişti. Depremden sonra çok zor bir hayatın beni beklediğini biliyordum. Resmen hayatta kalma mücadelesi veriyorduk. Depremden çok kısa bir süre sonra İzmit Cephanelik Çadır kentine taşındık.
.... İlk zamanlar hiç gitmek istemiyordum. Annem sürekli yaka paça götürürdü beni atölyeye. O da belki uslanırım düşüncesiyle bir şeyler yapmaya çalışıyordu. Ama ben varsa yoksa sokaklarda geziyordum . Ta ki atölyede ceset torbalarını görene kadar. İlk başta ceset torbalarıyla ne yapıyorlar diye düşündüm sonra bir baktım adamlar yıkadıkları filmleri mandalla asıp, ceset torbalarıyla örerek toz veya herhangi bir şeyden koruyorlarmış
..... Atölyede ilk nasıl fotoğraf çekileceğini ve nasıl basılacağını öğrendim
..... Makineyi ilk elime aldığımda ailemi çekmek istedim, yaşadığımız zorlukları ve hayatımı çekmek istedim."
"Aslında hayatım 17 Ağustos 1999 depremiyle değişti. Depremden sonra çok zor bir hayatın beni beklediğini biliyordum. Resmen hayatta kalma mücadelesi veriyorduk. Depremden çok kısa bir süre sonra İzmit Cephanelik Çadır kentine taşındık.
.... İlk zamanlar hiç gitmek istemiyordum. Annem sürekli yaka paça götürürdü beni atölyeye. O da belki uslanırım düşüncesiyle bir şeyler yapmaya çalışıyordu. Ama ben varsa yoksa sokaklarda geziyordum . Ta ki atölyede ceset torbalarını görene kadar. İlk başta ceset torbalarıyla ne yapıyorlar diye düşündüm sonra bir baktım adamlar yıkadıkları filmleri mandalla asıp, ceset torbalarıyla örerek toz veya herhangi bir şeyden koruyorlarmış
..... Atölyede ilk nasıl fotoğraf çekileceğini ve nasıl basılacağını öğrendim
..... Makineyi ilk elime aldığımda ailemi çekmek istedim, yaşadığımız zorlukları ve hayatımı çekmek istedim."
Ne yapmamalı?
"... 1999 yılı’nda Bekirpaşa Çadırkenti’nde yürütülen ilk çalışmanın yöntemi,
felsefesi, nasılı ve niçini esas alınarak “Çocuklarla Fotoğraf” kitabında kağıda
dökülen, bundan önceki birtakım sempozyum ve toplantılarda tebliğler ve sözler
olarak dile getirilen ilkeler, özetle bildiğimiz anlamı ile “eğitim” kavramının
tersyüz edilmiş halleriydi bir bakıma.
Madem tersyüz etmekten başladık, o halde “ne yapmamalı” sorusunu aklımızda tutarak buradan biraz yol alalım...
Türkiye’de milli eğitim bakanlığı'nın beyni sayılan, müfredatı hazırlayan, okullarda okutulacak ya da tavsiye edilecek yazılı, görsel ve sesli materyalleri inceleyen, kitap inceleme komisyonlarının bağlı olduğu kurumun adı şöyle; Talim ve Terbiye Kurulu.
Bu kurumun sadece ismi bile tersten bakarsak “ne yapmamalı” sorusunu etraflıca yanıtlıyor.
Basitçe, yetişkinler (yani muktedirler) kendi dünyalarını tamamlanmış, eksiksiz ve örnek alınası bir dünya olarak tanımlıyorlar... "
Mehmet Kaçmaz ''Duvardaki Başka Bir Tuğla
Bekirpaşa’dan Roboski’ye Fotoğrafçı Çocuklar Atölyeleri üzerine bir değerlendirme'' sunuşundan.
Madem tersyüz etmekten başladık, o halde “ne yapmamalı” sorusunu aklımızda tutarak buradan biraz yol alalım...
Türkiye’de milli eğitim bakanlığı'nın beyni sayılan, müfredatı hazırlayan, okullarda okutulacak ya da tavsiye edilecek yazılı, görsel ve sesli materyalleri inceleyen, kitap inceleme komisyonlarının bağlı olduğu kurumun adı şöyle; Talim ve Terbiye Kurulu.
Bu kurumun sadece ismi bile tersten bakarsak “ne yapmamalı” sorusunu etraflıca yanıtlıyor.
Basitçe, yetişkinler (yani muktedirler) kendi dünyalarını tamamlanmış, eksiksiz ve örnek alınası bir dünya olarak tanımlıyorlar... "
Mehmet Kaçmaz ''Duvardaki Başka Bir Tuğla
Bekirpaşa’dan Roboski’ye Fotoğrafçı Çocuklar Atölyeleri üzerine bir değerlendirme'' sunuşundan.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



